Çarşamba günü kar altında eksi derecede oynanan Bursaspor maçından sonra önceki gün geldiğimiz Antalya’da bizi karşılayan yağmurun yerini dün güneşli ve sıcak bir havaya bırakması iyi futbol oynamaya çalışan Trabzonspor adına bizi ümitlendirdi ve sevindirdi.
Gelin görün ki Galatasaray deplasmanından aldığı puanla maça moralli çıkan ev sahibi ekip önünde savunma güvenliğinin karmakarışık görüntüsü, golün hemen maçın başında yenmesine rağmen değişmedi. Toparlanma adına etkin olmadı.
Maç boyunca savunmada savruk futbolunu sürdüren Trabzonspor’un orta alanda Alanzinho ve Colman’ın hücum düşüncesi rakibin baskısı ile bozulurken Aykut’un özellikle savunma kademesinde ki yetersizliği maç boyunca sıkıntı yarattı.
Yan ve yüksek toplarla sonuç üretmeye çalışan Antalyaspor karşısında Mustafa ve Giray, ilk toplarda genelde başarılı olurken topun düşen alanlarda yine rakipte kalması handikaptı.
Deniz ve Ali Turan ikilisini geriye yaslandırıp Burak Yılmaz’ın koşu yollarını kapatırken Burak’ın orta alana kadar gelip oyuna katkı sağlama isteği de pek anlamlı olmadı. Çünkü Burak orta alana geldiğinde onun alanlarına hiçbir Trabzonsporlu futbolcu gitmediği gibi oyun orta alana sıkıştı ev sahibi takımın savunması da kontra toplarda sıkıntı yaşamadı.
İki adımda pas yapamamak bir yana, alan kat etmeyip bulunduğu alanı savunmak gibi saçma bir düşünce içinde oynamaya çalışan bir takım futbol temaşasından yoksun, panik ve çaresizlik içinde bir tek final pası yapamazsa bunun adına nasıl futbol diyeceğiz…
Antalyaspor’un Necati Ateş’in gitmesinden sonra tek bir hamlesi kaldı o da kenarları kullanmak. Maç boşunca aynı oyun düzenine sadık kalan ve birbirinin kopyası yüksek toplarla sonuç üretmeye çalışan Güney ekibi karşısında orta alanda savunma yapamadığı gibi hücum organizasyonu da geliştiremeyen Trabzonspor’un hakem Hüseyin Göçek’in kararları ile gardı hepten düşünce sonuç kaçınılmaz oldu.













